Cumartesi, Mayıs 27, 2006

Digital arts dergisi, sayı 2

merhaba,

Dergimiz DigitalArts'ın 2. sayısı Haziran ayında bayilerde olacak, bir kaç gün kaldı :)
2. sayı için hazırlanan bülteni aşağıya yapıştırıyorum.




Digital Arts Dergisi 2. Sayısı
Haziran’da Bayilerde

Digital Arts Dergisinin 2. Sayısının 2.5 MB’lık mini maketinin linki
http://www.digitalarts.com.tr/DigitalArts_2.pdf


2. Sayıda ki dosya konuları ve
aramıza yeni katılan arkadaşlarımız.

Aramıza yeni katılan arkadaşlarımızdan Alemşah Öztürk “Freelance Çalışma” hayatına yönelik yazısıyla sizlerle olacak. Önümüzdeki sayılarda benzer yazı ve çalışmalarıyla köşesinde devam edecek.

Çağatay Şimşek, 3D dünyasına yönelik video efekt ve tutorial çalışmalarıyla devam edecek. Şimşek’in “After Effects” üzerine yazısını okuyabilirsiniz.
Yeni arkadaşlarımızdan biri de Ömer Durmaz. Aynı zamanda öğretim görevlisi olan yazarımız, yazılımların kullanım püfleri ve deneye dayalı araştırma yazılarıyla sayfalarımızda yer alacak. Aynı zamanda bir çizer olan Ömer, el çizimlerini bilgisayar ortamında yeniden oluşturma üzerinde duracak.

İlk sayıda hayallerimize dönük yazısıyla yer alan Ersoy Soyer, aynı zamanda animasyon, çizgi film gibi işler yapan bir şirketin yöneticisi. Bu işlerin yukarıdan nasıl göründüğü ve ne şekilde yürüdüğüne dair düşünce ve yazılarını bizimle paylaşacak. Bu sayımızda ayrıca Kerem Beyit ile röportajımız var. Beyit çalışmalarının yanı sıra, önümüzdeki sayılarda tutorial uygulamalarıyla da Digital Arts ekibi içinde yer alacaktır. Kapak ve poster Kerem Beyit’in çalışmasıdır.

Dosya konularımızdan diğeri ise Emrah Elmaslı’nın “Sherbetcibot” ismini verdiği karakter tasarımının oluşum süreci. Konsept tasarımcıların hazırlık çalışmalarında bir karakterin oluşum sürecinin hangi evrelerden geçtiğine yönelik uygulamalı bir çalışma.
Dergimizde ayrıca, Fatih Kaygusuz’un çalışma tarzlarından biri olan Abstract uygulamasına yönelik hazırladığı başarılı bir tutorial bulunuyor. Bu yazısında kullandığı 2D ve 3D programları birlikte kullanarak ortaya harika sonuçlar çıkarıyor.
Savaş’ın renkler için doğadan esinlendiği yazısı, Mehmet’in yürüme animasyonu, Serdar’ın çiçekleri ve renkleri kullanarak ortaya çıkardığı poster, Berkay ve Bora’nın Web dünyasına yönelik önemli iki yazısı, Gökhan’ın “Snow Board” tasarım için hazırladığı tutorial’ını zevkle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Ceyhun Akgün
Digital Arts Dergisi
ceyhun@digitalarts.com.tr


Takip edelim, yaşatalım :)

Selamlar

Salı, Mayıs 23, 2006

Bulutsuzluk Özlemi arşivi

www.bulutsuzluk.com 'dan alınmıştır, Bulutsuzluk Özlemi'nin geçmişinden onlarca fotoğraf için, lütfen siteyi ziyaret edin



merhaba,

Benim için Türkiye'nin en iyi şarkı yazarı Nejat Yavaşoğulları ve en iyi grubu Bulutsuzluk Özlemi'dir.Grubu ilk dinlediğim ortaokul yıllarımdan beri bu böyledir, uzun uzun yıllar da bunun değişeceğini sanmam.Bulutsuzluk Özleminin de en iyi 2 albümü , yine bana göre, "Uçtu Uçtu" ve "Güneşimden Kaç"tır.



Grubun 20.yılı için özel hazırlanan özel bir kutuda, bu 2 müthiş albüm ve yine çok çok güzel bir başka albümleri "Yol" satışa çıktı. 13,5 YTL gibi çok çok ucuz bir fiyata satılan arşivde tam 38 şarkı var, KESİNLİKLE kaçırılmayacak bir fırsat.

Kutunun tasarımını Bulutsuzluk Özleminin yeni logosunu ve önceki albümün kapak çalışmalarını hazırlayan Bülent Erkmen hazırlamış, ki hem o kapaktan hem de logodan kesinlikle hoşlanmıyorum.Bülent Bey'in grafik tasarım kabiliyetini sorgulamak haddimiz değil ama Bulutsuzluk Özlemi için hazırlanan çalışmaların, grubun kimliğiyle kesinlikle örtüşmediğini düşünüyorum.
Hatta yukarıda gördüğümüz , Bulutsuzluk Özlemi'nin sitesinden aldığım görsel gerçekten albümün kutusunda kullanıldıysa, "ayıp" diyorum.Bu akşam kutuyu satın alacağım, o zaman netleştiririm.

Bulutsuzluk Özlemi'nin resmi sitesinde, ki o sitenin tasarımını da beğenmiyorum, yakıştıramıyorum gruba, şöyle yazılmış;

"Müzikal yaşamalarında ilk kez bir arşiv çalışmasına imza atıyorlar…38 Bulutsuzluk Özlemi şarkısı bu sette…

Türkiye’ de Rock Müzik tarihinin mihenk taşlarından sayılan 3 albüm “UÇTU UÇTU”, “GÜNESIMDEN KAÇ” ve “YOL” 3’lü box set halinde yeniden müzikseverler ile buluşuyor..
20. yil için özel olarak tasarlanan, arşiv niteligi taşıyacak box set DMC ve ADA Müzik işbirligi ile müzik marketlerdeki yerini aldı.

3 albüm ve 38 sarkıdan oluşan box set grubun dilden dile dolaşan ve slogan olmuş“Sözlerimi Geri Alamam”, “Acil Demokrasi”, “Uçtu Uçtu”, “Hiroşima”, “Bayram Görüşmesi” , “Yine Düştük Yollara” , “Yollarda” , “YÖK’ ün Yıldönümü”, “Kaportacı” , “Lili Yarim” , “Boyalı Kuş” gibi bir çok şarkısını içinde barındırıyor.1990 yılında yayınlanan UÇTU UÇTU, 1992 yılında yayınlanan GÜNESIMDEN KAÇ ve 1998 yılında yayınlanan YOL albümlerinden oluşan box sette , albümler Miam Stüdyolari’ nda yeniden mastering uygulamasina sokulmus ve duyum kalitesi 90, 92 ve 98 de yayınlanan albümlere oranla arttırılmıştır.
Grafik tasarımları Bülent Erkmen tarafından yapılan ve arşiv niteligi taşıyan bu box set , Bulutsuzluk Özlemi’nin dinleyicilerine 20. yıl armaganıdır"


Bir tane kendinize alın, bir tane de sevdiğiniz bir dostunuza hediye edin bu arşivden.

Selamlar,

Cuma, Mayıs 19, 2006

UYAN TÜRKİYE...

UYAN TÜRKİYE...

Cumartesi, Mayıs 13, 2006

Yuio ve KonseptSanat

merhaba,

Yuio, Belçikalı bir çizer, "Chair a Fauteuil" isimli Fransızca bir blogu var.
Pastel renkleri çok güzel kullanıyor, yumuşak bir paleti ve bu palete uyumlu çok sevimli karakterleri var;







Büyük versiyonları için çizimlere tıklayın




Blogda çok fazla çalışmaya ulaşabilirsiniz, bir kısmını da PDF olarak şu sayfaya koymuş.


***




Konsept tasarım, çizim, ilüstrasyon, dijital boyama içerikli yeni, Türkçe bir forum açıldı; KonseptSanat.com

DigitalArts dergisi yazarlarından Emrah Elmaslı yönetiminde yürüyen forum yavaş yavaş hareketleniyor, sizi de bekliyoruz :)

Selamlar,

Perşembe, Mayıs 04, 2006

Sabah, 7:35... ve Ali

merhaba,

Kısa film, hele de animasyon severim diyorsanız, ki bu blogu okuduğunuza göre öyle olsa gerek, halen de haberiniz olmadıysa gününüzü şenlendirecek bir bağlantım var;

No fat clips!!!

Kısa bir gezinmeyle daha önce izlemediğim 2 muhteşem film buldum;

İlki Louis Clichy tarafından yapılmış bir animasyon; "A quoi ça sert l’amour?"
Edith Piaf and Theo Sarapo tarafından yapılmış bir düet üzerine, 6 ayda hazırlanmış bir çalışma.





İzlemek için buraya tıklıyoruz.

Louis Clichy kim derseniz, Gobelins'i Jurannessic isimli enfes filmiyle bitirmiş animatör derim, ki Jurannessic filmi için bağlantıyı da daha önce blogda vermiştim.

Diğeri siyah/beyaz bir kısa film, Nacho Vigalondo hem yönetmiş, hem oynamış; "Sabah, 7:35"




Bu da uzun süredir izlediğim en güzel kısa film.

Burada yüksek kalite bir versiyon var fakat alt yazısız, önce onu izledikten sonra bir İngilizce alt yazılı izleyeyim derseniz, filmin resmi sitesinde bulabilirsiniz.

Yönetmenin
blog adresini verirken, filmin 2005 Oscar'ında da aday olduğunu not düşelim.

***

Derggi.com, sevgili Ali Baydaş'ın fotoğraflarına yer vermiş Mayıs sayısında.

Benim Ali'nin daha çok sevdiğim fotoğrafları var, ben de onlardan 3 tanesini veriyorum aşağıda,
Fotokritik'teki portfolyosunda diğer fotoğraflarını da görebilirsiniz;







Büyük versiyonları için fotoğraflara tıklayın




Selamlar,

Salı, Mayıs 02, 2006

Tan Oral kitabı

merhaba,

İş Bankası Kültür Yayınlarından çıkan enfes bir kitap var; "
Kitabın adı budur - Tan Oral kitabı"
Aydın Engin'in çizer Tan Oral ile yaptığı, Oral'ın yaşam öyküsü üzerinde akan bir söyleşi.



Tan Oral kitapları ile, Güldiken içeriğine katkısı ile, Cumhuriyet'teki günlük karikatürleri ile ilgiyle takip ettiğim bir insan.Turgut Çeviker'in yayınladığı "Yaza Çize" isimli kitabında da mizah, karikatür üzerine seçme yazılarını toplamıştı, o da mutlaka okunması gereken bir kitaptır.

Aydın Engin benim çok çok sevdiğim bir yazar."Ben Frankfurt'ta Şoförken" isimli, 12 Eylül'den sonra 6 yılını taksi şoförü olarak geçirdiği Frankfurt anılarını yazdığı (kendimle Röportajlar) alt başlıklı keyifli bir kitabı vardır.( Not düşelim, bu kitabın karikatürlerini de Tan Oral çizmiştir.) Tırmık'ın Cumhuriyetteki eksikliğini halen hissediyorum.Ama... Bu kitapta, kitabın akışına yardımcı olmaktan ziyade, yavaşlattığını, temposunu düşürdüğünü hissettim okurken.Tekrar sorularla, aynı noktalara takılarak Tan Oral'ı yavaşlatmış gibi geldi bana, bilemiyorum.

Yine de sonuç olarak söyleşi nefis :) Kaçırmayın.

Mimarlık Müzesi web sitesinde detaylı bir Tan Oral biyografisi ve Kent konulu karikatürleri var.

2 Tan Oral karikatürü ile kapatalım;




Selamlar,